Tasarruf Finansman Sistemleri Diğer

Tasarruf Finansmanda Teslimat Günü Satıcıya Ödeme Nasıl Yapılır? Tapu ve Para Akışı

9 görüntülenme · 6 yanıt


Tasarruf finansman sistemlerinde (ev veya araç tasarruf organizasyonları) çekilişte sırası gelen veya serbest planlı sözleşmelerde tahsisat tarihi yaklaşan katılımcıların en çok tereddüt yaşadığı aşamalardan biri, teslimat anındaki para transferi ve mülkiyet devri sürecidir. Banka konut/taşıt kredilerinden farklı olarak, bu sistemlerde teslimat tutarı katılımcının şahsi banka hesabına nakit olarak yatırılmaz; doğrudan malı satan üçüncü şahsın hesabına aktarılır.

Teslimat Sürecinde Temel Yasal Kural: Doğrudan Satıcıya Transfer

6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu ve BDDK düzenlemeleri uyarınca, tasarruf finansman şirketlerinin sağladığı finansman tutarı katılımcıya elden veya doğrudan vadesiz hesabına nakit ödenemez. Sistem; konut, iş yeri veya taşıt edinimini amaçladığı için ödemenin doğrudan mülkiyeti devreden gerçek veya tüzel kişiye (satıcıya) yapılması yasal bir zorunluluktur.

Bu kuralın temel amaçları şunlardır:

  • Finansmanın amacına uygun (konut veya araç alımı) kullanılmasını güvenceye almak,
  • Fiktif (gerçek dışı) devirlerle sistem havuzunun amacı dışında nakde dönüştürülmesini engellemek,
  • Katılımcının borcu bitene kadar şirket lehine konulacak rehin/ipotek işlemlerinin eşzamanlı tescilini sağlamak.

Tapu ve Noter Devri Günü Para Akışı Nasıl Gerçekleşir?

Teslimat tarihi geldiğinde ve satın alınacak gayrimenkul veya araç belirlendiğinde süreç şu aşamalarla ilerler:

  1. Ekspertiz ve Şirket Onayı: Satın alınacak mülkün ekspertiz raporu hazırlanır. Mülk üzerinde haciz, intifa veya satışı engelleyen şerh bulunmadığı tespit edilir.
  2. Şirket Avukatı/Yetkilisi ile Randevu: Tapu müdürlüğünde veya araç satışı için noterde şirket yetkilisi (veya vekili) hazır bulunur.
  3. İpotek/Rehin Tesisi ve Devir: Tapu devri sırasında şirket lehine birinci dereceden ipotek tesis edilir. Taşıtlarda ise noter satışı sırasında sistem üzerinden rehin kaydı işlenir.
  4. Bloke Çözümü ve Havale/EFT: İpotek veya rehin resmi olarak tescil edildiği anda şirket merkezine bildirim yapılır. Şirketin finans birimi, katılımcının tahsisat tutarını satıcının IBAN numarasına resmi transfer (EFT/FAST) yoluyla aktarır.
Önemli Not: Satıcıların sıklıkla sorduğu "Önce tapuyu/aracı devredersem param yatmazsa ne olur?" endişesine karşı, şirketler genellikle satıcı adına hazırlanmış teslimat taahhüt yazısı (bloke teminat mektubu benzeri teyit yazısı) sunmaktadır. Satıcı ile anlaşırken bu işleyişin önceden açıkça paylaşılması satış günü yaşanabilecek anlaşmazlıkları önler.

Satıcı Tarafından Talep Edilebilecek Belgeler ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Teslimat günü gecikme yaşanmaması için tarafların hazırlıklı olması gerekir. Satıcının vadesiz banka hesap bilgileri, kimlik fotokopisi ve tapu/ruhsat örneği teslimat tarihinden en az birkaç gün önce finansman şirketine iletilmelidir. Ayrıca şirket tarafından kesilecek dosya, sigorta veya ipotek harcı gibi masrafların teslimat tutarından mahsup edilip edilmeyeceği sözleşme öncesinde netleştirilmelidir.

Siz de teslimat aşamasında satıcıyla devir veya para transferi sürecinde herhangi bir aksaklık yaşadınız mı? Satıcıların sisteme yaklaşımı ve süreç tecrübeleriniz neler oldu?

Kaynaklar


Selamlar valla bu sistemde en dertli yer satıcıyı ikna etme kısmı. Geçen sene ev alırken satıcı amca parayı hesabımda görmeden imza atmam dedi durdu şirket yetkilisi de tapuda imza olmadan parayı çıkaramayız kural bu dedi arada ecel terleri döktük resmen.

Olay aslında çok basit işliyo ama satıcı tarafı sistemi bilmeyince panik yapıyo. Tapu müdürünün önünde tam imzalar atılırken şirket elemanı genel merkeze teyit veriyo dekont satıcının hesabına saniyeler içinde düşüyo yani öyle paranın kalması vs gibi bi durum olmuyo.

Araç alacaklar için de noterde sistem aynı vekil rehin işletirken para eşzamanlı hesaba geçiyo. Diyeceğim o ki mal sahibini tapuya gitmeden önce mutlaka uyarın detaylı anlatın yoksa son dakika memurun önünde kriz çıkabiliyo.

Serdar hocam çok haklısın, satıcı sistemi bilmiyorsa insan gerçekten arada kalıp mahvoluyor. Ben de geçen mayıs ayında ikinci el araba alırken benzer bir gerginlik yaşadım, az kalsın noterden dönüyorduk adam param hemen yatmazsa devri vermem diye tutturunca.

Biz şöyle çözdük; teslimat günü şirket yetkilisiyle notere aynı anda gittik. Noter katibi tam satış evraklarını hazırlayıp son imzaları açtığı sırada şirket yetkilisi genel merkeze telefonla 'satış onayı verildi' bilgisini geçti. Paranın satıcının IBAN'ına düşmesiyle adamın imzayı atması arasında taş çatlasa 2-3 dakika oynadı zaten.

Tavsiyem işlem gününden 1-2 gün önce şirketteki müşteri temsilcinizi satıcıyla bizzat telefonda görüştürün. Kurumsal süreç olduğunu, BDDK denetiminde doğrudan satıcı hesabına EFT/havale çıkıldığını yetkili biri anlatınca satıcılar daha çabuk ikna oluyor, noter veya tapu günü de kimse boş yere gerilmiyor.

Serdar ve Murat beyler satıcılara biraz fazla yüklenmişsiniz bence, kusura bakmayın ama ben satıcı tarafa da hak veriyorum. Devir teslim işlerinde adamın eline daha para geçmeden tapuyu veya ruhsatı devretmesini beklemek günümüz şartlarında fazla iyimserlik. Kimse tanımadığı bir finansman firmasının genel merkez onayına güvenip malını riske atmak istemez.

Burada asıl mesele süreci son dakikaya bırakıp noter ya da tapu kapısında satıcıyı şoke etmekte. Biz bu senenin başında Nilüfer'deki daire alımında hiç stres yaşamadık mesela. Çünkü devir gününden 2-3 gün evvel şirket temsilcisiyle satıcıyı şubede çay içmeye bir araya getirdik. Şirket yetkilisi resmi evrakları, ipotek tesis yazısını ve paranın bloke sisteminden çıkış adımlarını tek tek gösterince satıcının kafasında soru işareti kalmadı.

Yani işi tapu memurunun veya noter katibinin önünde alelacele çözmeye kalkarsanız elbette ecel terleri dökülür. İşi baştan sıkı tutup tarafları önceden organize edince tıkır tıkır işliyor sistem.

Selamlar herkese, @BursaliMurat hocam satıcı tarafının tedirginliği konusunda haklısın ama klasik banka konut kredisiyle kıyaslayınca mantık neredeyse birebir aynı işliyor aslında. Standart banka kredisinde de satıcı tapuda imzayı atmadan banka paranın blokesini çözüp satıcının hesabına serbest bırakmıyor, memur işlemi onaylayıp bankaya resmi bilgi geçince para hesaba geçiyor.

Buradaki temel fark güven algısı bence. İnsanlar yıllardır bankalarla işlem yaptığı için "banka paramı içeride bırakmaz" deyip imzayı rahatça atıyor ya da blokeli çek gibi yöntemlere daha aşina. Tasarruf finansman şirketleri ise satıcı sistemi daha önce hiç duymadıysa acayip bir güvensizlik yaratıyor; genel merkezden EFT emri beklenecek lafı satıcıyı korkutuyor.

Bence en temizi süreci baştan satıcıya banka kredisi örneğiyle anlatmak. "Aynı banka ipoteğinde olduğu gibi sistem böyle işliyor, para bana değil doğrudan senin IBAN'ına geçecek" denilince karşı taraf biraz daha rahatlıyor. Yoksa tapu dairesinde son dakika gerginlik yaşamak kaçınılmaz oluyor.

Selamlar herkese, @KayseriliMustafa hocam banka kredisiyle kıyaslamış çok doğru bir tespit yapmış ama bence bu süreci katılım bankalarının konut finansmanı ile karşılaştırınca fark daha net anlaşılıyor. Katılım bankalarında şube temsilcisi genelde tapuya yakın bir şubeden süreci yürüttüğü için devir sonrası blokeyi kaldırma onayı 10-15 dakikada çözülüyor; tasarruf finansman şirketlerinde ise evrak bazen doğrudan genel merkez operasyon merkezine gönderildiği için onay trafiği bir tık daha uzun sürebiliyor.

Klasik nakit alım-satım ile kıyaslarsak; peşin parada herkes kendi güvenliğini kendi sağlamak zorunda ve sahte para ya da devir sonrası cayma gibi riskler var. Tasarruf şirketlerinin bu aracı ve denetimli modeli, her ne kadar satıcı amcalarımızı ilk etapta prosedür fazlalığıyla korkutsa da aslında taraflar için kurumsal bir garanti oluşturuyor.

Kendi adıma konuşayım, kesin saat garantisi kimse veremez elbette ama satıcıya "bak bu sistem tıpkı katılım bankasının doğrudan satıcıya ödeme yapması gibi kanuni bir akış" diye önceden güzelce anlatınca noter ya da tapu salonundaki o gergin hava epey dağılıyor.

Selamlar herkese, yazılanları baştan sona okudum da bence iki tarafın da kendince haklı olduğu noktalar var galiba. @BursaliMurat beyin belirttiği gibi satıcının parayı görmeden mülk devretmek istememesi çok anlaşılır bir tereddüt, ama @IzmirliHasan beyin de dediği gibi sistemin yasal prosedürü nedeniyle şirketlerin eli kolu bağlı. Benim gördüğüm kadarıyla asıl sıkıntı, bu teknik detayların satıcıyla tapu veya noter kapısında ilk kez konuşulmasından kaynaklanıyor.

Bizim bir tanıdık geçen aylarda araç alırken benzer bir süreç yaşadı; teslimattan iki üç gün önce tasarruf şirketinin temsilcisiyle satıcıyı telefonda bizzat muhatap ettiler. Hatta paranın çıkacağı banka ile satıcının hesabının aynı bankada olması sağlandı galiba. Böylece para transferi EFT gecikmesine takılmadan, tapu onayı gelir gelmez birkaç dakikada hesaba geçti ve o gerginlik hiç yaşanmadı gibi.

Bence en doğrusu, resmi devir gününden önce şirketten kaşeli bir teslimat onay yazısı talep edip satıcıya sunmak ve süreci adım adım önceden izah etmek olabilir. İletişim baştan sakin yürütülürse iki tarafın da mağdur olmadan işlemi tamamlaması gayet mümkün görünüyor.

Yanıt yaz

Üye olmadan yazabilirsiniz. Mesajınız yönetici onayından sonra yayınlanır.